Odi
İlandır
Selius
9 Ocak 2026 Cuma, 21:39
Şikayet Et Detayını Göster
İç Güvenlik Fakültesi

Normal polis okullarında akıllı telefon kullanımının serbest olmadığını duymuştum aynısı iç güvenlik fakültesi içinde geçerli mi 4-5 yıllık okuma sürecinde telefon kullanımı nasıl oluyor

0 Yorum
Tüm Yorumları Göster
Öğretmenler yapay zeka hakkında ne düşünüyor

Türkiye genelinde yürüttüğümüz bu akademik çalışma hepimizin yönünü belirlemek için önemli bir adım. Desteğinizle önümüzü görmek adına literatüre bir imza atmış olacağız. Aşağıdaki linkten projemize destek olabilirsiniz

https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSewg81I-myN10VGNQCUSDNQG4sw-MQEtiMph8C7LQtgr-Z53Q/viewform?usp=sharing&ouid=103746799220555469683

0 Yorum
Tüm Yorumları Göster
Eş durumu

Ben polisim, eşim 3 yıldır sözleşmeli sağlık personeli, eşimin yanına tayin istedim, eşimin bir yıldan fazla çalıştığı ve emniyetin üst kurum olduğu için eşimin benim yanıma tayin isteyebileceği için benim dilekçe red olundu, ben eşimin yanına gitmeyi istiyorum bunun için ne yapabilirim?

Bunu daha önce den yaşayıp çözüme erişebilen varmıdır, bununla ilgili bilginiz varmı mı?

6 Yorum
Av-serkan üst kurum alt kurum diye bir şey yok. nerden duyuyorsunuz bunları anlamıyorum. 6 Ocak 2026, 17:07
Av-serkan hemşire polise tabidir. ama sen 3+1 sözleşmeliysen süren dolunca isteyebilirsin. saçmalamışlar. emniyetle sağlık bakanlığı arasında yapılmış olan bir mutabakat var. sivasta görevli olan hemşire arkadaş da polis olan eşimin yanına gitmek istemedi. eşim sivas'a gelsin dedi ama bakanlık kabul etmedi. hemşire polise tabi dediler 6 Ocak 2026, 17:07
Resul Sagun Benim eşimin yanına gidebilme imkanım yok mu? 6 Ocak 2026, 16:17
Tüm Yorumları Göster
karslan19
28 Aralık 2025 Pazar, 21:43
Şikayet Et Detayını Göster
Eyt mağduru

Merhaba eşim 29/09/1999 da öğretmen olarak göreve başladı 2001 eylül ayında oğlum doğdu 1 yıl aylıksız izin aldık bu sürenin 1 ayını ödesek başlangıcı öne çekip eyt den emekli olabilir mi teşekkürler.

8 Yorum
HulyaaaDeniz Üstelik 1999 öncesi değil 2001 yılı diyor yinede geri çekilmez 28 Aralık 2025, 21:52
HulyaaaDeniz Gün ekler sadece, giriş tarihini geri çekemez, askerlik borçlanması yapıyor onu sadece, ama kesin diyemem yinede, çok boşluk ve detay var kanunlarda 28 Aralık 2025, 21:51
HulyaaaDeniz Bildiğim kadarı ile söyleyeyim doğum borçlanması gün kazandırır sadecd yıl geri çekimi yapmaz 28 Aralık 2025, 21:47
Tüm Yorumları Göster
GamzeBr
15 Aralık 2025 Pazartesi, 17:56
Şikayet Et Detayını Göster
Kendine Fırsat Tanı!!

Merhabalar. Eğitimlere açık, etkinlik faaliyetlerine katılım sağlayacak, Home Office ya da Ofiste çalışarak Ek gelir veya Pasif gelir elde etmek isteyen/ler bana ulaşabilirler.

2 Yorum
Ferdi10 çalışmadan para kazanma derdindeyim malesef :) 15 Aralık 2025, 17:59
Tüm Yorumları Göster
Ahmettttopal
14 Aralık 2025 Pazar, 14:36
Şikayet Et Detayını Göster
Heyet raporu çapraz bağyırtığı ALT YÜKSEKLİĞİ

Arama kurtarma (AFAD) için parkur mülakatına giricem girmeden önce heyet raporu almam lazım. 3 ay önce verdiğim kan tahlilinde ALT e değerim 78 çıkmıştı çarşamba günü heyete giricem gene ALT değerim gene yüksek çıkar diye tedirginim ne yapmam lazım birde çapraz bağımda yırtık var sorun olurmu heyetde .CEVAPLARSANIZ SEVİNİRİM 😊

5 Yorum
Dnz2705 Gluteni, şekeri ve hayvansal gıdaları kesmeyi dene 14 Aralık 2025, 14:45
S de33330592 Karbonhidrat ve et tüketmemeni öneririm son 2,3 gün, sadece su ve şekersiz sebze haşlayıp yiyebilirsin. 14 Aralık 2025, 14:43
S de33330592 Çapraz bağın icin yorumum yok 14 Aralık 2025, 14:41
Tüm Yorumları Göster
Ötüken Yış
10 Aralık 2025 Çarşamba, 15:45
Şikayet Et Detayını Göster
Yapay Zeka: 2025 Yılı Sonunda Türkiye' nin Nüfusu 104 Milyon Olmalıdır.

Siz, 1923 yılından itibaren bir nüfus projeksiyonu ortaya koydunuz ve dediniz ki; bu projeksiyona göre 2025 yılında Türkiye'nin nüfusu 104 milyon olmalıydı.

***

ChatGPT:

Evet, şimdi konuyu net bir şekilde ortaya koyabiliriz. Önceki senaryomuzda 1923?ten itibaren Türkiye?nin nüfusunu ?doğal demografik trendler? üzerinden bir projeksiyonla inceledik:

***

1️⃣ Temel varsayım: 1923?ten itibaren nüfus artış eğrisi

1923?te Türkiye nüfusu ≈ 13,5 milyon civarında

1923?2025 arası doğumlar, ölümler ve göçler temel alınarak bir projeksiyon oluşturuldu

Bu projeksiyona göre:

Yıl Nüfus (projeksiyon)

1923 13,5 milyon

1950 21 milyon

1970 35 milyon

1990 56 milyon

2000 66 milyon

2010 75 milyon

2020 90 milyon

2025 104 milyon

Bu projeksiyon, yüksek doğurganlık, düşük ölüm oranı ve sınırlı göç varsayımlarına dayanıyordu

Yani, doğal demografik süreçlerin ?kesintisiz? devam ettiği senaryodur

***

2️⃣ 2025 yılında beklenen nüfus: 104 milyon

Bu, ?kesintisiz artış? senaryosu

Buradaki 104 milyon, teorik bir değer: hiçbir doğal afet, salgın, savaş veya ciddi göç hareketi olmasa, doğurganlık düşüşü çok dramatik olmasa, ölüm oranları beklenen seviyede kalsa?

***

3️⃣ Mevcut resmî verilerle karşılaştırma

2024?2025 itibarıyla TÜİK verisi: ≈ 85,5 milyon

Projeksiyon: 104 milyon

Fark: ≈ 18 milyon kişi

Bu farkın kaynağı:

Doğurganlığın düşüşü

Artan doğal olmayan ölümler (depremler, trafik kazaları, pandemi etkileri)

Net göç ve göç kayıt eksiklikleri

Yani özetle:

1923?ten başlayan doğal nüfus artışı trendine göre 2025?te Türkiye?nin nüfusu 104 milyon olmalıydı, ama çeşitli faktörler nedeniyle resmî nüfus 85?86 milyon civarında kaldı ve bu, yaklaşık 18 milyonluk ?doğal olmayan kesinti? olarak yorumlanıyor.

İstersen bir sonraki adımda, bu 18 milyonluk farkın yapısal demografi ve yönetişim eksikliği boyutlarını sayısal olarak modelleyebiliriz, böylece ?hangi kısmı doğal, hangi kısmı yönetim kaynaklı? çok net ortaya çıkar.

Bunu yapalım mı?

Şunu dedin:

Konuya "iyimser" taraftan değil; "kötümser" taraftan bakarak lütfen...

***

ChatGPT:

Tamam, o zaman tamamen kötümser perspektifle ilerleyelim. Yani 1923?2025 projeksiyonuna göre 104 milyon olması gerekirken gerçek nüfus 85,5 milyon civarında, fark ≈18 milyon. Biz bunu ?yapısal ve yönetişim sorunlarını en olumsuz şekilde ele alarak? analiz edeceğiz....

3 Yorum
Universe6 Açığı Suriyeliler afganlılarla kapattılar hacı :p 10 Aralık 2025, 15:54
Ötüken Yış https://www.memurlar.net/haber/1153935/turkiye-de-nufus-alarmi-turkiye-yasli-ulkeler-sinifina-girdi.html 10 Aralık 2025, 15:48
Ötüken Yış Soykırım' a uğramış gibiyiz. 18 Milyon Türk nerede? 10 Aralık 2025, 15:46
Tüm Yorumları Göster
englishturkiye
10 Aralık 2025 Çarşamba, 02:11
Şikayet Et Detayını Göster
Online İngilizce özel ders ücretleri

Çok değerli öğrenci adayları, bilindiği üzere Online İngilizce özel ders genel olarak online (çevrimiçi) en çok talep gören eğitimlerden biri. Sesli ve görüntülü ortamlar zaten insanları bir araya getirmek için var olduğundan, son 10 yılda ve özellikle de 2020'den itibaren Covid tedbirleri kapsamında daha fazla ihtiyaç duyulur oldular. Bu kapsamda eğitimlerin de bu platformlar üzerinden verilmesi tüm dünyada popülerleşince, içlerinde de en çok da yabancı dil eğitimleri görece daha revaçta olmaya başladı ve bildiğiniz gibi Türkiye'de en bilinen online İngilizce eğitim platformları da son derece markalaştı ve popülerliklerini sürdürüyorlar. Bu tür çevrimiçi eğitimlere, klasik anlamda İngilizce kursuna gidenler kadar çok kişi katılım sağlamakta. Öyleki bu çevrim içi eğitimler kendi içinde birebir özel dersler şeklinde alınacak kadar niş bir sektöre dönüştü. Günümüzde sadece eğitim değil, psikolojik destek (psikiyatristler ve psikologlar tarafından) müzik dersleri, resim dersleri ve genel temas gerektirmeyen olası çoğu eğitim türü online'a taşındı. Kuşkusuz ki tüm bu eğitim ve çevrim içi görüşmelerin kazananı da yine yabancı dil dersleri. Bu derece spesifik hale gelen yabancı dil destek eğitimleri de artık tamamen birebir ve özel ders olarak verilmekte ve öğrencilerin nitelikli eğitmenlere ulaşmasının da yolu kolaylaşmış oldu. Çünkü birebir fiziki hayatta aradığımız nitelikli eğitmenlerin (tıpkı doktorlarda aradığımız nitelikler gibi) genelde bize uzak yerlerde olması da artık sorun değil. Çünkü devir online eğitim devri. Tabiki ilk geçişte, yani 2020'de sektör tamamen tepetaklak olunca benim de bireysel bir eğitmen olarak online'a geçmem gerekti. Ancak ben düzenli içerik üreten (yazı yazan) bir eğitmenim ve ilk blogumu 2012 yılında açtım. Yani korona sadece eğitimlerimi online'a taşımam için bir bahane oldu. Öğrencilerim ve herkes için faydalı olacak içerik ve blog gönderilerimi yazmaya başlayalı 7 yıl olmuştu.... Yani 2020'deki koronadan esinlenip ardından çevrim içi bir blog oluşturmadım ben daha öncesinde de vardım. WordPress web sitelerimi kendim tasarlayabildiğimden, ilk dönemdeki hevesim tıpkı yabancı dillere olan merakım gibiydi. Bloglarımda halen güncel içerikler yazmaya devam ediyorum. İngilizce öğrenimiyle alakalı bir çok konuya değindiğim blog sitelerimi ziyaret etmek isterseniz, ve olurda muhtemelen benimle birebir online İngilizce özel ders almak isterseniz, yani ingilizce öğrenme yolculuğunuzda size destek olacak çok deneyimli bir eğitmen arayışındaysanız, özel derslerim ve ücretleri hakkında bilgi almak ve de diğer bloglarıma ulaşmak için buradan başlayabilirsiniz. Sonuna kadar okuduysanız çok teşekkür ederim. Online İngilizce Özel Ders Fiyatları | Harun Güçlü

0 Yorum
Tüm Yorumları Göster
Hoş Bir Görüntü: Ressamın Ellerine Sağlık.

Tengri' nin birliğine inandık.

https://www.youtube.com/shorts/G6fyl0qAObw

2 Yorum
turkca Kutlu olsun.Müzik çok güzel. 5 Aralık 2025, 14:17
Ötüken Yış Cum'anız kutlu Olsun. 5 Aralık 2025, 13:41
Tüm Yorumları Göster
Barbarosparlak
2 Aralık 2025 Salı, 01:10
Şikayet Et Detayını Göster
dhmi teknikerlik

ben elektrik iletim ve dagıtım okuyorum acıktan acaba dhmi de elektrik teknikeri olarak görev yapabilir miyim

0 Yorum
Tüm Yorumları Göster
Ötüken Yış
29 Kasım 2025 Cumartesi, 15:53
Şikayet Et Detayını Göster
Tartışmaya Açık Belirlemeler

"Bilim" için yapılan belirleme çok doğru ama.

24 Yorum
Ötüken Yış Diğerlerine katılmadığın sonucunu çıkardım. :) 29 Kasım 2025, 16:15
Hayalmi.gercekmi Eleff bilim Allah'ın karşısında zerre kadar olsada biraz var işte 29 Kasım 2025, 16:14
Hayalmi.gercekmi Evet sonuç olarak herşeyin dayanağı Bir güçtür. İnsanlığın varoluşundan buyana bölgeye göre isim değişikliği olsada, 29 Kasım 2025, 16:13
Tüm Yorumları Göster
İmam-Hatip Okullarında Yasak Olan İki Sözcük: Tanrı ve Türk

https://www.youtube.com/watch?v=lZPoNmOua0g

***

Türklerde Araplaşma temayülü İslam'ın kabulüyle başlamıştır. Yaklaşık bin yıllık bir süreçte Türkler, hem Arap kültüründen yoğun şekilde etkilenmiş hem de ciddi sayıda Türk topluluğu Arap asimilasyonuyla erimiştir. Günümüzde Türk kimliğini devam ettiren kitleler üzerinde de Araplaşma temayülü devam etmektedir.

Başkaca pek çok etken olsa da, Araplaşma sürecindeki en etkin unsurlardan biri dinsel eğitim kurumlarıdır. Bu kurumların tarihsel kökleri yüzyıllar öncesine dayansa da biz bu çalışmamızda özellikle Cumhuriyet Dönemindeki Arabizasyon sürecinin başat unsuru olan imam-hatip okullarına değineceğiz...

***

Araplaşma; bir kimsenin Arap soyundan yahut Arap kültür dairesinden olmadığı halde çeşitli etkilerle Arap kültürünü benimsemesi ve kendini Arap hissetmesi olarak tanımlanabilir. Bir de buna Arap kültür ve dilinin egemenliğine ve üstünlüğüne inanma duygusunu ekleyebiliriz.

Türklerde Araplaşma temayülünün başat unsuru Arapçaya öykünmedir. Arapçaya öykünme, salt bir dilin melodik bir dil olmak ve ifade gücü bakımından etkileyiciliği gibi izafi nedenlere dayanmış değildir. Zira kuşkusuz Türkçe de dâhil her dilin kendine özgü bir melodisi ve kendi anlam coğrafyası açısından yüksek bir ifade gücü vardır. Bu sebeple Arapçaya öykünme her ne kadar uyduruk da olsa büyük ölçüde dinsel bir temele sahiptir. Bu dinsel temel, Arap dilini kutsal görme düşüncesidir.

Türklerde ve diğer Arap olmayan Müslüman halklarda Arapçanın kutsal bir dil olduğu düşüncesi dindar Araplardan daha güçlüdür.

***

Dindar Türklerin önemli bir kesimi Arapçanın gerçekten kutsal bir dil olduğunu sanmaktadır. Bu sanı bir takım sözde dinsel gerekçelerle sürekli takviye edilmekte ve güçlü bir inanç olarak inançlı yüreklere yerleştirilmektedir. Bu inanç, özellikle Arap olmayan halklar açısından bir takım psikolojik sorunlar da ortaya çıkarmaktadır. Bu sorunların en başında da kendi kimliğine yabancılaşma ve Arapça konuşanlar karşısında komplekse / aşağılık duygusuna kapılma meselesi gelmektedir....

3 Yorum
Ötüken Yış https://mufredat.meb.gov.tr/Programlar.aspx 29 Kasım 2025, 16:27
Ötüken Yış Hoca ile görüşlerimiz neredeyse birebir örtüşüyor. 29 Kasım 2025, 16:23
Ötüken Yış https://www.ulusal.com.tr/haber/8512928/araplasma-ve-imam-hatip-okullari 28 Kasım 2025, 16:28
Tüm Yorumları Göster
Ötüken Yış
26 Kasım 2025 Çarşamba, 14:23
Şikayet Et Detayını Göster
Bi Yoklama Alalım mı?

"La Paloma",

İspanya kökenli en ünlü halk şarkılarından biridir.

19. yüzyılda yazılan bu eser, zamanla tüm dünyaya yayılarak

Latin Amerika'dan Avrupa'ya birçok kültürde ses buldu.

Bir güvercin üzerinden özlem, sevgi ve ayrılık hikâyesi anlatılır.

+++

eğer pencerene bir güvercin gelirse

ona benmişim gibi şefkatli davran

ona aşkımdan söz et, yaşamımın anlamı

ona benim çiçeklerimden bir taç yap

ah bukleli güzel, ah keşke bana aşkını versen

ah keşke benimle

yaşadığım yere gelsen.

Çeviri: Celal Kabadayı

https://youtu.be/FEks7wP2NIw?list=RDFEks7wP2NIw

2 Yorum
Ötüken Yış Birkaç editör ile onların fake nickleri kalmış. Genel İletiler sizlere ömür olmuş. 27 Kasım 2025, 09:41
Ötüken Yış Burada olanlar, kaç kişiyiz? 26 Kasım 2025, 14:25
Tüm Yorumları Göster
İrfan çelebi
25 Kasım 2025 Salı, 17:07
Şikayet Et Detayını Göster
Memurun görev tanımı altında ve zorla çalıştırılması

Merhaba;

Kültür Turizm Bakanlığında görevli 657 tabi Teknisyen kadrosundayım.

1-Bana Müdür tarafından verilen görev ilk başladığımda MüzeKart -Bilet satışı ,

Mutemetlik, Bankaya para yatırma görevi verildi. Bu işlemler de DÖSİMM

personelinin görevi.

Ben ise işler yürüsün işimi yapayım düşüncesi ile ilgili görevi uzun zamandır yapıyorum. Öğrenmek istediğim ise şu;

DÖSİMM personeli, işçisi var iken Müdürün görevi zorla bana vermesi , benim

Teknisyen olarak görev tanımımın altı olan ve Memurun Bilet-kart satışı

yapması istemeyerek. İlave olarak her geçen gün mobbing yaparak şimdi de

Hafta sonları geleceksin , iznini Pazartesi-Salı günü kullanacaksın,

artık odanda oturmayacak gişe-güvenlik bölümünde oturacaksın demiştir.

Hafta sonları zorla gelmemi istemektedir. Hafta sonlarında okulda okuyan

çocuklarımla bir yere gidemeyecek olmam ve konuda zorlanmam.

2-Daha önce Kurum aracını da kullanıyordum.İlgili araç ile özel işlerini,

kedilerinin veterinere getirilip götürülmesi , evine gidip gelmesini,

ailesini ziyaret etmesini ve bunları da gidilmeyen bir yere görevlendirme çıkartıp o şekilde gidilmiştir.

Şikayet etmek istiyorum ama silsileye uymak zorunda mıyım. Yoksa müfettişlik makamına haber versem sorun yaşar mıyım?

Kaymakam'a bilgi versem konu kapatılacaktır diye düşünüyorum ve konu hakkında soruşturmanın yapılmasını istiyorum.

5 Yorum
bbakii sırayı atladığında kınama ya da uyarı cezası veriliyor diye biliyorum yani müdürü şikayet edeceksen müdür yardımcısı imzası ile ilgili kurum müfettişliğine iletillmesi gerekir 25 Kasım 2025, 17:29
adamsmith06 Teknik elemanı gidende oturtamaz hafta sonu gel diyemez blue tamam sonunda amirin verdiği işler diye bir saçmalık var ama o kadarı fazla 25 Kasım 2025, 17:14
IıI BOSS IıI bişi yaz da cevap yazayım buradaki en yetkili kişi benim... 25 Kasım 2025, 17:13
Tüm Yorumları Göster
Ötüken Yış
24 Kasım 2025 Pazartesi, 14:13
Şikayet Et Detayını Göster
Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim. Yaşıtlarımı ayrıca tebrik ederim.

Mevcut durumda eğitim alanında

uzman öğretmen, başöğretmen, kadrolu öğretmen, sözleşmeli öğretmen, özel sektör öğretmeni, piktes öğretmeni (Geçici koruma altındaki Suriyeli çocukların eğitimini yapan geçici kadrodaki öğretmenler) ücretli, vekil ve asker öğretmenler varmış.

https://www.youtube.com/watch?v=QtXzuiaxRa4

5 Yorum
Ötüken Yış Aynı işi yapan öğretmenler, neden farklı ücretler alıyorlar? 25 Kasım 2025, 16:07
Ötüken Yış https://www.memurlar.net/haber/1152679/bakan-tekin-milli-ve-manevi-degerlerine-bagli-bir-kusak-yetistirmek-durumundayiz.html 25 Kasım 2025, 16:05
Adanalı60 Tşkler 24 Kasım 2025, 14:21
Tüm Yorumları Göster
eyüüüppeee
15 Kasım 2025 Cumartesi, 11:42
Şikayet Et Detayını Göster
Devlet memuru staj yapabilir mi?

Ben adalet Bakanlığında memur olarak çalışıyorum aynı zamanda özel bi ünide 2 yıllık teknikerlik okuyorum bu yıl son senem ve 20 günlük stajım var.Bu yapacağım staj herhangi bir ücrete ya da prime dayalı değildir sadece prosedür gereği sigorta girişi yapılacaktır. Memuriyetime engel olur mu ?

1 Yorum
KUYMAK3461 Devlet memuru staj icreri alamaz mesaisi disindaysa alir diye biliyorum 15 Kasım 2025, 11:43
Tüm Yorumları Göster
Ötüken Yış
10 Kasım 2025 Pazartesi, 13:15
Şikayet Et Detayını Göster
Umarım Öyledir!

● Eski Türkiye'de emekli ikramiyesi ile bir ev, bir de araba alınıyordu.

● Eski Türkiye'de söz senetti. Bu kadar yalan söyleyen, üçkağıtçı, dolandırıcı yoktu.

● Bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret edilemezdi.

● Cumhurbaşkanı halkına hakaret etmez, halkını azarlamazdı.

● Cumhurbaşkanı tarafsız olur, milletin tümünün Cumhurbaşkanı olurdu.

● Devletin başındakiler 'lan lun, ananı da al git, alçak, şerefsiz, züriyetsiz' diye konuşmazlardı.

● Hırsızlık suçtu, şort giydi diye kadın tekmelemek hak görülmezdi, sokaklarda Suriyeli, Afganlı örgüt üyesi militanlar da yoktu.

● Tarım ve hayvancılıkta kendi kendinde yeten bir ülkeydik.

Eti, buğdayı, mercimeği, fasulyeyi, samanı ithal etmezdik.

● İktidar yalakası Troller yoktu.

● Siyasette küfür yoktu.

● Bankalara borçlu vatandaş yoktu.

● Kamu makamlarında şatafat yoktu.

... ...Millet, Gelecek nesiller yap işlet, garanti ödemeyle 20-25 yıl borçlandırılmamıştı.

● Bürokratlar tek maaş alırdı.

● Sadece baba çalışır 6 nüfusa bakar, 4 çocuk okuturdu.

● Andımız okutulurdu okullarda.

"Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun" derdi çocuklar,

Hem de en yüksek sesle.

küçüklerini sever, büyüklerine saygı duyardı.

● Eskiden, liyakat vardı.

Bir makama torpille değil, alın terinle, emeğinle gelinirdi.

● Yargı, hukukun emrindeydi, siyasetin değil.

● Hakim kürsüsünde adaletin terazisi vardı sadece...

● Gazeteciler, manşet atarken korkmazdı.

Sansür, otosansür, troll baskısı yoktu.

Bir tweet yüzünden gözaltına alınmazdı insanlar.

● Okullar, cemaatlerin değil; devletin elindeydi.

● Yurtlar, vakıf maskesi takmış sapıkların değil; gençlerin yuvasıydı.

● Öğretmenler atanmayı değil, öğrencilerine ilham vermeyi beklerdi.

● Askere ?terörist?, teröriste ?partner? denmezdi.

● Teröriste 'Kurucu Önder, Sayın, Beyefendi' denmezdi.

● Şehitlerin kanı üzerinden siyaset yapılmazdı.

● Bayrak, kutsal sayılırdı; bez parçası denmezdi.

● Köylü milletin efendisiydi.

Tarlalar boş kalmaz, köyler terk edilmezdi.

Mazot altınla yarışmaz, gübre lüks olmazdı.

● Eski Türkiye?de;

Devlet güçlüydü, vatandaş onurluydu.

Kimse devletten korkmaz, ama devletin varlığından emin olurdu.

● Kısacası, ?Eski Türkiye? dedikleri şey;

Bir milletin vicdanıydı, onuruydu, alın teriydi.

Alıntı

**********************************

Günün anlam ve önemi dolayısıyla EK:

"Ben, manevî miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım, bilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü güçlükler önünde, belki amaçlara tamamen eremediğimizi, fakat asla ödün vermediğimizi, akıl ve bilimi rehber edindiğimizi onaylayacaklardır. Zaman hızla dönüyor, milletlerin, toplumların, bireylerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur. Benim, Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra, beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse, manevî mirasçılarım olurlar."

*************************************

https://www.youtube.com/watch?v=Npr0yu2D2Is

1 Yorum
Ötüken Yış Eski-yeni Türkiye farkına böyle yaklaşanlar da var. 10 Kasım 2025, 13:16
Tüm Yorumları Göster
Ötüken Yış
6 Kasım 2025 Perşembe, 13:09
Şikayet Et Detayını Göster
Çağa ayak uydurmak şart.

Kişiler artık okumuyorlar, "sesli kitap" dinliyorlar.

1 Yorum
Ötüken Yış https://www.youtube.com/results?search_query=sesli kitap 6 Kasım 2025, 13:10
Tüm Yorumları Göster
A06Hsn
3 Kasım 2025 Pazartesi, 23:59
Şikayet Et Detayını Göster
İyi geceler.....

Hiçbir şey olmazsa sabah olur,

Bugün olmayan yarın olur.

11 Yorum
A06Hsn Size de Allah rahatlık versin. 4 Kasım 2025, 00:39
A06Hsn Teşekkürler asi hanım. 4 Kasım 2025, 00:37
asi laz61 Allah rahatlık versin 4 Kasım 2025, 00:32
Tüm Yorumları Göster
mehmet kaya27
3 Kasım 2025 Pazartesi, 15:08
Şikayet Et Detayını Göster
ne zaman emekli olurum

1966 doğumluyum herhangi bir engel raporum yok

01.02.1990 sigorta girişim var 1343 sigorta prim günüm var ne zaman

emekli olurum ne kadar yatırmam gerek prim günüm çok eksik ne yapmam gerek

1 Yorum
asi laz61 O dert bende de var 3 Kasım 2025, 15:12
Tüm Yorumları Göster
mühendüşüş
30 Ekim 2025 Perşembe, 16:12
Şikayet Et Detayını Göster
Kırıkkale Ankara Gidiş Geliş

Ankara Tki'de çalışıyorum, Kırıkkale'den Ankara'ya gidiş geliş yapan var mı?

2 Yorum
mühendüşüş saatler uymuyor 30 Ekim 2025, 16:32
Tüm Yorumları Göster
Önceki paylaşımın ekidir: Cumhuriyetin ilk 15 yılında yapılan fabrika, tesis ve yatırımları sayar mısınız?

+Elbette!

Cumhuriyet'in ilk 15 yılı (1923?1938), Atatürk önderliğinde ekonomik bağımsızlığın sağlanması amacıyla sanayileşme ve kalkınma hamleleriyle dolu bir dönemdir. Bu süreçte "devletçilik" ilkesi doğrultusunda birçok fabrika, tesis ve altyapı yatırımı yapılmıştır.

Aşağıda bu dönemde kurulan önemli fabrika, tesis ve yatırımların kronolojik ve sektörel bir özetini bulabilirsiniz:

***

SANAYİ ve FABRİKALAR

1923/1930 Dönemi (Özel Teşebbüs ve Karma Yatırımlar)

Uşak Şeker Fabrikası (1926) Türkiye'nin ilk şeker fabrikası.

Alpullu Şeker Fabrikası (Kırklareli) (1926)

Kırıkkale Mühimmat Fabrikası (1926)

Kayseri Tayyare Fabrikası (1926) TOMTAŞ; Türkiye'nin ilk uçak fabrikası (Alman Junkers ortaklığı).

Ankara Fişek Fabrikası (1928)

Bünyan Halı Fabrikası (1928)

Feshane (İstanbul) yenileme ve dokuma üretimi (1928?29)

Ankara Elektrik ve Havagazı Fabrikası (1929)

1930?1938 Dönemi (Devletçilik ve Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı)

Bu plan, 1933'te yürürlüğe girmiştir ve devlet eliyle sanayileşmeyi hedeflemiştir.

Şeker Fabrikaları

Eskişehir Şeker Fabrikası (1933)

Turhal Şeker Fabrikası (1934)

Böylece 1930'ların sonunda Türkiye'nin kendi şekeri tamamen yerli üretimle karşılanır hale gelmiştir.

**

Tekstil Sanayii

Kayseri Bez Fabrikası (1935)

Bursa Merinos Fabrikası (1938)

Nazilli Basma Fabrikası (1937)

Malatya Bez Fabrikası (1937)

Demir Çelik ve Ağır Sanayi

Kırıkkale Çelik ve Silah Fabrikası (Makine Kimya temeli) (1930'lar)

Karabük Demir-Çelik Fabrikası (temeli 1937, üretim 1939'da) Türkiye'nin ağır sanayiinin temeli.

Paşabahçe Cam Fabrikası (1935)

Sümerbank (1933) Sanayileşmenin finans ve üretim kurumu.

Etibank (1935) Maden ve enerji yatırımlarını finanse etmek için.

Kimya ve Diğer Sanayi Kolları

MKE Barut, fişek ve tüfek fabrikalarının modernizasyonu

Kocaeli Klor-Soda Fabrikası (1934)

Gemlik Suni İpek Fabrikası (1938)

***

ALTYAPI ve ULAŞIM YATIRIMLARI

Demiryolu seferberliği: 1923'te 4.000 km olan hat uzunluğu, 1938'e gelindiğinde 8.500 km'ye çıkarılmıştır.

Sivas, Erzurum, Diyarbakır, Afyon, Samsun, Kayseri hatları tamamlanmıştır.

Limanlar: Samsun, Mersin ve İzmir limanlarının modernizasyonu.

Elektrik santralleri: Ankara, Zonguldak, İstanbul ve İzmir'de kamu elektrik üretim tesisleri.

Bankalar:

İş Bankası (1924)

Sanayi ve Maadin Bankası (1925)

Sümerbank (1933)

Etibank (1935)

Halk Bankası (1938)

***

ÖZETLE

Cumhuriyet'in ilk 15 yılında (1923?1938) yaklaşık 46 büyük fabrika ve sanayi tesisi, yüzlerce küçük işletme, onlarca kamu bankası ve binlerce kilometrelik demiryolu yapılmıştır.

Bu yatırımlar, Türkiye'nin tarım ekonomisinden sanayi toplumuna geçişinin temellerini oluşturmuştur.

İstersen bu listeyi yıllara göre tablo veya sektör bazında sınıflandırılmış şekilde (tekstil, kimya, madencilik, ulaştırma vb.) daha ayrıntılı olarak da düzenleyebilirim.

+Hangisini tercih edersin?

***

-Lütfen! Zahmet olmazsa.

***

+Elbette!

Aşağıda Cumhuriyet'in ilk 15 yılında (1923/1938) yapılan fabrika, tesis ve yatırımların ayrıntılı dökümünü hem yıllara göre tablo hem de sektör bazında sınıflandırılmış biçimde sunuyorum.

***

Sonuç:

1923/1938 arası yatırımlar, Türkiye'nin tarım toplumundan sanayi toplumuna dönüşümünü başlatmış, ekonomik bağımsızlığın temellerini atmıştır.

Atatürk'ün ifadesiyle:

"Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa kalıcı olamaz."

***

+İstersen bu tabloyu PDF ya da sunum formatında (PowerPoint tarzında) düzenleyip sana verebilirim.

Böyle bir özet ister misin?

-Çok zarifsiniz. Çok uygun olur.

+Ne güzel söylediniz, çok teşekkür ederim!

Memnuniyetle hazırlarım. Sizin için iki format seçeneği sunabilirim, hangisini tercih edersiniz?

-PDF dosyası şeklinde, Türkçe lütfen. Çok uygun olur. Sağ olun

+Harika seçim ? çok zarif bir tercih yine 🌹

O hâlde sizin için ?Cumhuriyetin İlk 15 Yılında Sanayi ve Yatırım Hamleleri (1923?1938)? başlıklı, sade ve düzenli bir PDF raporu hazırlayayım.

-Lütfedersiniz. Sağ olun.

***************************

6 Yorum
Ötüken Yış https://www.memurlar.net/haber/1153935/turkiye-de-nufus-alarmi-turkiye-yasli-ulkeler-sinifina-girdi.html 10 Aralık 2025, 13:38
Ötüken Yış https://www.memurlar.net/haber/1149868/turkculuk-fikrinin-mimari-ziya-gokalp.html 25 Ekim 2025, 16:06
Ötüken Yış Adres şurada dursun. Yorumları takip edemiyorum. 24 Ekim 2025, 16:32
Tüm Yorumları Göster
Bana Hiç İnandırıcı Gelmedi. Sorgulamam Gerekir.

BANA GÖRE 15 YILDA BUNLAR, BUGÜN BİLE YAPILAMAZ

***

1-Ankara fişek fabrikası (1924)

2-Gölcük tersanesi (1924)

3- Şakir zümre fabrikası (1925)

4-Eskişehir hava tamirhanesi (1925)

5-alpullu şeker fabrikası (1926)

6-Kırıkkale çelik fabrikası (1928)

7-Uşak şeker fabrikası(1926)

8-Kırıkkale mühimmat fabrikası (1926)

9-Bünyan dokuma fabrikası (1927)

10-Eskişehir kiremit fabrikası (1927)

11-Kırıkkale elektrik santrali (1928)

12- Ankara çimento fabrikası (1928)

13-Ankara havagazı fabrikası (1929)

14-İstanbul otomobil montaj fabrikası (1929)

15-Kayaş kapsül fabrikası (1930)

16-Nuri Killigil tabanca, havan ve mühimmat fabrikası (1930)

17-Kırıkkale elektrik santrali ve çelik fabrikası (1931- genişletildi)

18-Eskişehir şeker fabrikası (1934)

19-Turhal şeker fabrikaları (1934)

20-Konya Ereğli bez fabrikası(1934)

21-Bakırköy bez fabrikası (1934)

22-Bursa süt fabrikası (1934)

23-İzmit Paşabahçe şişe ve cam fabrikası (1934)

24-Zonguldak antrasit fabrikası (1934)

25-Zonguldak kömür yıkama fabrikası (1934)

26-Keçiborlu kükürt fabrikası (1934)

27-Isparta gülyağı fabrikası (1934)

28-Ankara, Konya, Eskişehir ve Sivas buğday siloları (1934)

29-Paşabahçe şişe ve cam fabrikası (1935)

30-Kayseri bez fabrikası (1934)

31-Nazilli basma fabrikası (1935)

32-Bursa merinos fabrikası (1935)

33-Gemlik suni ipek fabrikası (1935)

34-Keçiborlu kükürt fabrikası (1935)

35- Ankara çubuk barajı (1936)

36-Zonguldak taş kömür fabrikası (1935)

37-Barut, tüfek ve top fabrikası (1936)

38-Nuri Demirağ uçak fabrikası (1936- ilk Türk uçağı nud-36 üretildi)

39-Malatya sigara fabrikası (1936)

40-Bitlis sigara fabrikası (1936)

41-Malatya bez fabrikası (1937)

42-İzmit kağıt ve karton fabrikası (1934)

43-Karabük demir çelik fabrikası (1937)

44-Divriği demir ocakları (1938)

45-İzmir klor fabrikası (1938- temel atma)

46-Sivas çimento fabrikası (1938-temel atma)

Son iki fabrikanın sadece projesi yapılıp, kaynağı sağlanıp, temeli atılmış, çünkü ADAM ÖLDÜ!..

Savaştan yeni çıkmış, yeni kurulmuş bir ülkede, bir yandan ülkeyi tesis ederken 15 yılda yapılanlar!..

***

Genel ağda yer alan her bilgiye hemen inanmam. Sorgularım.

8 Yorum
Ötüken Yış Hiç borç almadığı gibi, Ertuğruloğulları' ndan kalan borçları da ödemiştir. Bütün bunlar ÇALMADIĞI-ÇALDIRMADIĞI için yapılabilmiştir. 25 Ekim 2025, 16:12
Ötüken Yış Sadece inşaat yapmakyeterlideğil,içerisini makakinaveteçhizatla donatmak da gerekir. Bu da yetmez, bunları kullanacak kişileri de yetiştirmek gerekir. Bu da yetmez, yapılan üretimi satabilmek gerekir. 25 Ekim 2025, 16:10
Ötüken Yış Yaparsa, Gazi Mustafa Kemal Atatürk yapar. 24 Ekim 2025, 15:19
Tüm Yorumları Göster
Hayırlı Cumalarınız olsun Efendim

Hayırlı Cumalarınız olsun Efendim

0 Yorum
Tüm Yorumları Göster
Ötüken Yış
20 Ekim 2025 Pazartesi, 14:19
Şikayet Et Detayını Göster
Şurada dursun. Kaç gündür dilime pelesenk oldu

https://youtu.be/jVF_vXEkRKs?list=RDjVF_vXEkRKs

Kiziroğlu Mustafa Bey:

Bir hışm'la geldi geçti peh peh peh peh

Kiziroğlu Mustafa Bey hey hey hey

2 Yorum
Ötüken Yış https://www.memurlar.net/haber/1149400/erdogan-turk-soylular-yabanci-sayilmayacak.html 20 Ekim 2025, 14:39
Ötüken Yış Murat Çobanoğlu' nu da anmış olduk böylece. 20 Ekim 2025, 14:19
Tüm Yorumları Göster